Courchevel’de Kayak

Daha okumayı çözememişken kayağa başladım. Annemin peşinden kar sapanıyla kaya kaya bu spora aşık oldum. Özellikle ilkokulda beden eğitimi derslerinden kaçan biri olarak bir sporu bu kadar sevmeme heralde annem de şaşırmıştır. Çocukken aile ve arkadaşlarla gittiğimiz kayak tatiline son iki senedir hiç gidememiştik. Bu sene iyice tadına varabilmek için Courchevel’e bir tatil planladık.

Uçakla Lyon’a indik oradan yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculukla Courchevel’deki otelimiz Hotel Kilimandjaro‘ya vardık. Otelimiz bir çok chaletden oluşuyordu. Büyük gruplar tüm bir chaletyi de rezerve edebiliyordu. Her chaletde minik bir kayak odası var, tahmin ediyorum 2-3 odaya bir kayak odası düşüyor. Otelin içindeki kayak mağazasından kayak kiralayabiliyorsunuz. Annem öyle yaptı, ben kendi kayaklarımı getirmiştim.

Concierge bize bir saat sonra kayabilmemiz için bir hoca ayarladı. Hocamızla kayak odasında buluştuk. Bize bölgeyi anlattı, birazcıkda tekniğimizi geliştrimemize yardım etti. Çok tatlıydı, mükemmel kaymak zorunda değilsiniz kefinize bakın diyordu 🙂

Les Trois Vallées;  birbirine telesiyej ağlarıyla bağlı üç vadiden oluşuyor: Saint Bon, Allues ve Belleville. Dünyanın en büyük kayak merkezi. Bizim otelimiz Saint Bon içinde Courchevel 1850 bölgesindeydi. Courchevel de kendi içinde yüksekliğe göre bölgeye ayrılıyor Courchevel-Le Praz, Courchevel 1550, Courchevel 1650 ve Courchevel 1850.

Pistler çok büyük ve kafa karıştırıcı gibi görünsede, her telesiyejden sonra dev haritalar ve pistlerin isimlerini ve zorluk derecelerini gösteren oklar var. Kendinize göre bir pist bulmamanız imkansız! Pistler çevresinde restoranlar, kafeler, banklar var. Yorulduğunuzda mola verebiliyorsunuz. İsterseniz sırt çantanıza öğle yemeğinizi alıp banklarda piknik yapabilirsiniz.

Otelimizin restoranı Michelin yıldızına sahipti ve gerçekten yediğim her yemek son derece lezzetliydi. Bu otelde kalmasanız bile bölgedeyseniz restoranına gitmenizi öneririm. Çalışanlarda açıkçası sıcakkanlılıklarıyla beni şaşırttılar:)

Otelin Spası La Praire markasına aitti. Bu nedenle odadaki şampuan ve losyonlar da bu markanın ürünleriydi. Özellikle saç kremine hayran kaldım. Keşke dışarıda satılıyor olsa!

Ben Courchevel’i çok sevdim. Umarım siz de benimle gezmekten keyif almışsınızdır.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s